Niksar

NİKSAR TARİHİ

Niksar, Karadeniz Bölgesi’nde, Orta Karadeniz Bölümü’nün iç kesiminde yer alan; Tokat iline bağlı bir ilçedir.
Yüzölçümü 955 km2 olan Niksar, 40° 35’ kuzey enlemi ile 36° 58’ doğu boylamı üzerinde bulunur. Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 350 m olup kuzey batısında Erbaa, güneybatısında Tokat, güneyinde Almus, güneydoğusunda Başçiftlik, Kuzeyinde Akkuş ilçeleri ile çevrilmiştir.
Toprak bakımından ilin 5. büyük ilçesinden biridir. Niksar’ın kuzeyinde Canik Dağları, güneyinde Dönek Dağı, bu iki dağ silsilesinin arasında ise Niksar Ovası yer almaktadır. Canik Dağları Karadeniz’e paralel uzanan platolarla kaplıdır. Bu platolardan Çamiçi Yaylası, yalnız Niksar’ın değil Tokat’ın da en önemli yaylalarından birisidir. Akarsular bakımından oldukça zengin olan Niksar topraklarını Kelkit Çayı ve bu çayın irili ufaklı kolları sular.
Kelkit Çayının suladığı Niksar Ovası, Karadeniz Bölgesi’nin en önemli ovalarından biridir ve Kelkit Çayı’nın taşıdığı alüvyonlarla kaplıdır. Niksar ilçe alanında başlıca II.,III. ve IV. Zaman oluşumlarına rastlanır. İlçe alanının büyük bölümünü, kıvrımlı ve kırılmış kretase oluşumlarla Eosen yaşlı volkanik seriler kaplar. Niksar, Türkiye’nin iki önemli deprem kuşağından Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı’nda yer almaktadır. Bu nedenle Niksar, her dönemde önemli yer sarsıntılarına tanık olmuştur.
Tarım arazisi bakımından elverişli bir ovaya sahip olan ilçenin %53’ü orman ve fundalıklarla, %12’si çayır ve meralarla kaplıdır. İlçe topraklarının %32’si ekilip dikilirken, yalnızca %3’ü tarıma elverişli değildir.
Niksar’ın kuzeyindeki yüksek kesimlerinde kayın, çam, gürgen, ladin; alçak düzlüklerde kavak ve söğüt; ovada otsu bitkiler; vadiler de ise meyvelikler bitki örtüsünü oluştururlar. Dağ ve ormanlarda yaşayan başlıca av hayvanları sansar, tavşan, kurt, tilki, vaşak, ayı ve domuzdur. Kuş türleri içinde ise keklik, yaban ördeği ve bıldırcın önemli yer tutar. Niksar’da Orta Karadeniz Bölümü İklimiyle, İç Anadolu İklimi arasında bir geçiş iklimi görülür. Kışlar genellikle ılık ve yağışlı, yazlar sıcak geçer. Her yağış alan ilçenin yıllık yağış ortalaması 475,2 mm., yıllık sıcaklık ortalaması ise 14,7 ° C’dır

TARİHTE NİKSAR
Tarih, tabiat ve kültürün kaynaştığı Niksar; Hitit, Pers, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde kesintisiz cazibe merkezi olmuş coğrafi ve jeopolitik konumu, iklimi ve verimli toprakları ile Anadolu’nun ender yerleşim merkezlerindendir.
Pers İmparatorluğunun sona ermesiyle kurulan Pontus Krallığı döneminde Caberia adıyla anılan Niksar, tabiatın zenginliği, ürünlerinin bolluğuyla dikkat çekmiştir. Sayfiye alanlarına, pek çok tapınak, saray ve yerleşim birimi inşa edilmiştir. M.Ö.72 yıllarında Romalılarla Pontuslular arasında cereyan eden Mithridat savaşlarının üçüncüsü Niksar’da yapılmış, şehir Romalıların eline geçmiştir.
Niksar, Romalılar döneminde Diospolis, Sebaste ve Neocaeserea gibi isimlerle anılmıştır. Bugün kullanılan Niksar adının, Neocaeserea’dan kısaltıldığı görüşü ağır basmaktadır. 1672 yılında Niksar’a gelen Evliya Çelebi ise Seyahatnamesi’nde; “Bu Niksar’ın doğrusu Nik Hisar; yani iyi hisar olup hafifletmek suretiyle yanlış olarak Niksar denir.” demektedir.
Roma İmparatorluğunun M.S. 395 yılında ikiye bölünmesiyle Niksar, Bizans’ın egemenliğine girdi. XI.yy. da Türklerin Anadolu’ya yaptıkları akınlarda 1067 yılında Alparslan’ın komutanlarından Afşin Bey tarafından fethedilmiş, ancak 1068 yılında tekrar Bizans’ın eline geçmiştir. Malazgirt Savaşı sonrasında ise Artuk Bey tarafından fethedilen Niksar, tekrar elden çıkmıştır(1073).
Niksar’ın asıl fatihi Danişmentli Devleti’nin kurucusu olan Melik Danişment Gümüştekin Ahmet Gazi olmuştur. Danişment Gazi fetihten sonra Niksar’ı sahil Ruamları’na karşı mücadelede kendisine hem bir üs hem de bu devletin başkenti yapmıştır. Danişmendliler döneminde Niksar ilim ve kültür merkezi haline gelmiştir.
1175’te II. Kılıçarslan zamanında Selçuklu topraklarına katılan Niksar, Moğol istilası ile 1341’de önce Eretna Devleti’nin, daha sonra da Tacettinoğulları Beyliği’nin hakimiyetine girmiş ve bu beyliğin merkezi olmuştur. 1387 yılında Niksar’ı ele geçiren Kadı Burhaneddin’in bir savaşta öldürülmesi üzerine bölge halkı Yıldırım Beyazıt’tan yardım istemiş ve Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Süleyman Çelebi Niksar’ı 1398’de Osmanlı topraklarına katmıştır.

Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon seferi, Yavuz ve Kanuni’nin doğu seferleri sırasında uğradıkları tarihi şehir, Osmanlıların son yıllarında Tokat sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak varlığını sürdürdü. Tarihi geçmişinin simgesi olarak Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmentli ve Osmanlı Devletlerinden kalma pek çok eser hala şehrin tabi bir parçası olarak ayaktadır. İstiklal Savaşı sırasında Rum ve Ermeni çetelerinin baskılarıyla karşılaşan Niksar, diğer taraftan memleketimizi işgal eden düşmanlara karşı, 16 Haziran 1919’da İzmir’in işgalini protesto amacıyla; Anadolu’daki ilk mitinglerden birini gerçekleştirerek Cumhuriyetten bugüne kadar varlığını sürdürmüştür.
NİKSAR’DA TARİHİ YERLER
Niksar Kalesi: Diyarbakır kalesinden sonra Türkiye’nin ikinci büyük kalesi olan Niksar Kalesi, altı köşeli eski bir kale olup üç tane kapısı vardır. Kalenin içinde Bizans dönemine ait bir kilise, hamam, ambarlar, zindanlar ve Anadolu’nun ilk tıp eğitiminin verildiği ve 1158 yılında Nizamettin Yağıbasan tarafından yapılan tromplu (Binanın bir bölümünü tutmaya yarayan köşe kubbesi) açık kubbeli olan medrese 1939 depreminde hasar görmüş, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve belediyemiz katkılarıyla restore çalışmalarının büyük bir kısmı tamamlanmıştır. Niksar Kalesi restorasyon çalışmaları ise Kültür Bakanlığı ve Belediyemiz işbirliği ile tamamlaarak Niksar kalesi tüm görkemiyle ortaya çıkarılarak hem yerli turizme hem de yabancı turizme hizmetine sunulmuştur. Niksar Belediyesi tarafından yapılan rekreasyon çalışmaları sonrası Niksar Kalesinde Niksar Kent Müzesi ve açık havada Anadolu Medeniyetleri Taş Eserleri Müzesi açılamış olup aynı zamanda Niksar Kalesi doğal bir gezi alanı içerisinde insanların gezilebileceği, dinlenebileceği ve müthiş bir manzarada çay ve kahvelerini içebileceği bir yere dönüştürülmüştür.
Çöreği Büyük Camii: Niksar’da İlhanlılardan kalan en önemli eserlerden birisidir. Hicri 13. Yüzyılda tekke ve zaviye olarak inşa edilmiştir. Kare planlı yapıdır. Adını kapının sağ ve sol yanlarında bulunan çöreğe benzer iki büyük diskten almıştır. Caminin en ilginç yanı portakal stalatitlerinin (Omurgalılarda, denge ve yönelimle olan ilgileri bakımından işitme taşlarına verilen ad) orta yerinde bulunan çömelmiş geyik ya da ceylan olduğu sanılan figürdür.
Ulu Camii: 1145 yılında yapılan camii dikdörtgen planlıdır. Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini taşımaktadır. Anadolu’nun en eski ve en yüksek tuğla minaresine sahip olup, bu minare depremden sonra yıkılmıştır. Yerine daha kısa blok tuğladan bir minare yapılmıştır. Fatih Sultan Mehmet Trabzon seferine giderken ramazan ayına denk geldiğinden ramazan ayını ve bayramı Niksar’da ulu camiinde geçirdikten sonra sefere çıkmıştır.
Kırkızlar Kümbeti: 12. Yüzyılın ilk çeyreğinde yapılan bu kümbet sekizgen planlı, piramit külahlı tuğla malzeme ile örülmüş anıtsal bir kümbet görünümündedir. Tuğla yapının pencere ve kapı üstlerinde turkuvaz renkli çini mozaikler vardır. Adı konusunda halk arasında yaygınlaşan değişik öyküler bulunmaktadır. Öykünün birinde zalim kralın kızı olan kırk kız arkadaşın, zalim hükümdarın zorla topladığı vergileri hazineden bir türlü çıkarıp yoksul halka geri dağıttığı fark edildiklerinde ise hepsinin öldürülüp şimdiki türbenin olduğu yere defnedildikleri; daha sonrada Selçuklular döneminde kırkızlara hürmeten bu türbenin yaptırıldığı anlatılmaktadır. Diğer öyküde ise Niksar’ı fethe gelen Türk askerleri kalede yaşayan kızlara âşık olurlar ve bu 40 tane kız gizli geçitlerden askeri içeri almak için anlaşırlar. Bu durum kalenin askerleri tarafından duyulur. Türk askeri gizli geçitten içeri girmek için gittiklerinde bu 40 kızın kellelerinin kesili olarak bulurlar. Ve askerimiz bu kırk kızın kellelerini alarak

şu anki kümbetin olduğu yere getirerek defnederler. Restorasyonu Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılmıştır.
Yağıbasan Medresesi: Anadolu’da günümüze kadar gelebilen ilk ve en eski medreselerdendir. 1158 yılında Niksar kalesinde inşa edilmiştir. Kapalı avlulu, iki eyvanlı ve revaksız bir medresedir. Anadolu’da tıp eğitimi verilen ilk medreselerden biri olarak bilinir. 1939 ve 1942 depremlerinde büyük bir kısmı çöken yapının restorasyon çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmıştır.
Leylekli Köprü(Yılanlı Köprü): Kentimiz içinden geçen Çanakçı Deresi üzerinde Arasta Camii yanındadır. Tek kemer gözlü, yarım daire şeklindedir. Kemer kilit taşının üzerindeki taşta ağzında yılan tutan bir leylek figürü vardır.
Taşmektep (Prof. Dr. Metin SÖZEN Kültür Evi): Eski Hükümet Konağı yanında yer alan ve kitabesi bulunmayan yapının kesin inşa tarihi bilinmemektedir. İnşa tekniği ve mimari özelliklerine göre 19. yy’a tarihlenebilmektedir. Eğimli bir arazide kurulmuş yapı enlemesine dikdörtgen planlıdır. Kare planlı yan yana iki mekândan oluşmaktadır. Yapının önünde, dört sütun üzerine oturan dört bölümlü revak düzenlemesi yer almaktadır. (Taş mektep Osmanlı döneminde Rüştiyeler öncesi Mahalle ve köy mekteplerinden, Maarife bağlı olmayan eğitim kurumlarına, halk arasında “Taş Mektep” deniliyordu. Tek derslikli bu mekteplerde, uzun süre, kız-erkek öğrenciler birlikte eğitim görmüşlerdir. Ancak, daha sonraki dönemlerde, bunlar birbirinden ayrılarak eğitim sürdürülmüştür.)
Lülecizade Kardeşler Çeşmesi: Bugün Çöreği Büyük Camii’nin yanına alınan çeşme, Roma Dönemine ait lahit taşlardan inşa edilmiştir. 1921 yılında Lülecizade Kardeşler tarafından yaptırılmıştır. Çeşmenin üzerine konulan lahit kapağının doğu köşesinde kabartma tekniği ile sürüsünü otlatan bir çoban, batı köşesinde bir hayvan sağan kadın tasvir edilmiştir. 1921 yılında yazılan kitabesi ise;
Merhaba ey yolcu kardaşlar size hep merhaba,
Okuyun bir Fatiha ruhumuz bulsun sefa,
Ziya, Nazif, Asaf, Fahri, Sıdkı şehittir
Dünyadan şimdi oldular cüda,
Şuyu bulan Salih kardeş razı olsun evvel Hüda,
Din yoluna can virmişiz canımız olsun feda,
İçin suyı beşimizin ruhu bulsun gıda,
İşbu çeşme sene bin üç yüz kırkda buldu nema,
İçin afiyetle gidin selametle.
Hükümet Konağı: Sultan II. Abdülhamit devrinde 1905-1907 yılları arasında Niksar eşraflarından Hacı Abdurrahman Efendi tarafından yaptırılmıştır. Uzun yıllar Hükümet Konağı olarak hizmet veren yapı, bir dönem Niksar Halk Kütüphanesi olarak da kullanılmıştır.
Talazan Köprüsü: Niksar – Erbaa yolu üzerinde yer alır. Yedi sivri kemer gözlüdür. Bunlardan ortadaki en büyük kemer yıkılmış, aradaki boşluk düz bir demir köprüyle birleştirilmiştir. Kemer örgüleri kesme taşlarla diğer kısımlar ise moloz taşlarla örülmüştür. XIII. yy’ın ilk çeyreğinde yapıldığı sanılan köprü, 1390 yılında “PALAZAN” adıyla bilinmektedir. Köprü 10 mt genişliğinde, 9 mt yüksekliğinde ve 147 mt uzunluğundadır. Çevresindeki kalıntılar köprünün bir zamanlar önemli bir

geçiş noktası olduğuna işaret etmektedir. Talazan Köprüsünün restorasyonu Vakıflar Genel Müdürlüğü Tarafından yapılmıştır.
Erzurumlu Emrah Anıt Mezarı: Erzurum’un Tanbura köyünde doğan şairin doğum tarihi bilinmiyor. Erzurum’da medrese eğitimi gören ve daha sonra Erzurum’dan ayrılarak Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde saz çalıp şiirler okuyan Erzurumlu Emrah en son Niksar’a gelip yerleşerek hayatının geri kalanını Niksar’da geçirdi. 1860 yılında Niksar’da Yaşamını yitiren Erzurumlu Emrah’ın Mezarı sürekli gittiği, bugün Adalı’nın Kahvehanesi olarak bilinen Mahfel’in karşısındaki Karşıbağ Mahallesine çıkan Tekke Bayırı’ndadır. 1986 yılında Erzurumlu Emrah’ın mezarı anıt mezar haline dönüştürülerek ziyaretlere açılmıştır.
Cahit Külebi Anıt Mezarı: 20 Aralık 1917’de Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu, 20 Haziran 1997 tarihinde Ankara’da öldü. Sivas Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Antalya Lisesi’nde, Ankara Devlet Konservatuarı’nda, Ankara Gazi Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Milli Eğitim müfettişi oldu. İsviçre’ye kültür ataşesi ve öğrenci müfettişi olarak atandı. Yurda dönünce Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişliği ve Kültür müsteşar yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1972’de emekliye ayrıldı. 1983 yılına kadar Türk Dil Kurumu’nda çalıştı. 1976’dan sonraki dönemde Türk Dil Kurumu Genel Yazmanı’ydı. İlk şiirleri “Nazmi Cahit” takma ismiyle 1938’de Gençlik dergisinde yayınlandı. Daha sonra Varlık Dergisi’nde yayınlanan şiirlerinde de aynı imzayı kullandı. 1950-1954 arasında Sokak, İnsan, Türk Dili, Yaratış, Kültür Dünyası gibi dergilerde çıkan şiirleriyle ünlendi. İlk şiir kitabı “Adamın Biri” 1946’da yayınlandı. 1949’da çıkan ikinci kitabı “Rüzgâr”da Orhan Veli şiirine yaklaştığı dikkat çekti. “Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda adlı eseri, Nevit Kodallı’nın “Atatürk Oratoryosu”na temel oluşturdu. 1940 sonrasında başlayan şiirimizin yenileşmesi hareketinde kendine özgü bir yeri var. 25 Haziran 2010 tarihinde Niksar Belediyesi ve Cahit KÜLEBİ’ nin oğlu Ali KÜLEBİ’nin girişimleriyle bir anıt mezar yapılarak kendisinin de isteği üzerine Erzurumlu Emrah Anıt mezarının yanına yapılan törenle anıt mezarı ziyarete açıldı.
Efkerit Vadisi Luvi Tapınağı: Niksar Kent merkezine 10 km uzaklıkta bulunan Efkerit mevkiinde mağaralar, irili ufaklı Tümülüsler, mezar kalıntıları ve Luvilere ait bir tapınaktan oluşan bir kanyonda yer almaktadır. Anadolu’da yaşayan ilk ırklardan olan Luviler, M.Ö. 3000 yıllarında gerçekleştiği düşünülen Nuh Tufanı’ndan kaçarak bu mağara ve tapınakları inşa ettiği genel kanaattir. Daha sonra bu mağara Nizamettin Yağıbasan tarafından askeri üs olarak kullanıldığı çeşitli kaynaklarda yer almaktadır.
Cin Camii: Taşmektep Mahallesinde bulunan yapının 1160 da Danişmendliler zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Doğu- batı doğrultusunda moloz taştan dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiştir.
Melikgazi Türbesi: Niksar fatihi Melik Danişmed Ahmet Gazi’nin (Ölümü 1105) yattığı türbedir. 12 yy’da torunu Nizamettin Yağıbasan (1143-1164) tarfından yaptırılmıştır. Tipik Selçuklu mimarisine göre ve mescide benzer şekilde inşa edilmiştir. 1942 depreminde büyük hasar gören türbe 15.yy’da tekrar yapılmış, 1990’ lı yıllarda restore edilmiştir. Günümüze kadar birçok değişikliğe uğramış olan türbe, kareye yakın dikdörtgen plânlıdır. Girişi kuzey cephesinde olan türbenin inşâ malzemesi tuğla, moloz taş ve kesme taştır. Doğu, batı ve güney cephelerinde düzgün moloz taş örgü arasında üç sıralı tuğla hatıl kullanılmıştır. Kuzey cephesi ise tamamen kesme taş kaplamadır.
Türbenin doğu ve batı cepheleri sağırdır. Güney cephesinin ortasında ve duvarın üst kısmında şevli, yuvarlak kemerli küçük bir penceresi vardır.

Kuzey cephesi simetriktir. Girişin yanlarında dikdörtgen biçimli iki penceresi vardır ve sivri kenarlı bir alınlığa sahiptir. Basık kemerli giriş kapısının hemen üzerinde profil demetleri ile sınırlanmış, enine dikdörtgen kitabe boşluğu vardır. Kapı ve iki pencerenin çevresi beyaz damarlı siyah mermerle kaplanmıştır.
İç mekânda kuzey duvarındaki pencereler sivri kemerli bir niş içine alınmıştır. Güney duvarında bir mihrap ve mihrabın üzerinde küçük bir pencere vardır. Kubbeye geçiş Türk üçgenleriyle sağlanmıştır. Kubbeye geçişin hemen altındaki hayli geniş bir ayet kuşağı doğu, batı ve güney cephelerini dolanır. Evvelce şebekeli olduğu kaydedilen sanduka yerinde şimdi düz ahşap bir sanduka vardır.
Kubbe, 1939 yılında meydana gelen depremde yıkılmış olup, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1987 yılında yaptığı onarım sırasında, ahşap düz tavanla örtülmüş, üzeri kiremit kaplı çatı ile kapatılmıştır. Yine aynı deprem sırasında; daha önce kayıtlara geçen kitabesi de kaybolmuştur. Tarihsiz, bir satırlık, sülüs hatla işlenmiş kitabede şu ifadeler yer alıyordu: “Ömer hezael türbe el şerif el badel zayıf nasra bini hel haç carik” (Türkçesi: “Hacı Carık oğlu Nusret bu türbeyi yaptırmıştır.”)
Türbenin bulunduğu Melik Gazi Mezarlığı; Danişmendli, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait kümbetler, türbeler ve tarihi mezarların yoğun olduğu, çevreden toplanan mezar taşları ve kitabelerle düzenlenmiş bir açık hava müzesi görünümündedir. Türbenin çevresi Niksar’ın çeşitli yerlerinden getirilen mezar taşları ve kitabelerle düzenlenmiş bir açık hava müzesi görünümdedir.
Akyapı Kümbeti: Kare mekân üzerine tromplu bir kubbe oturtulmuştur. Moloz taştan yapılmış ve kesme taş kaplanmıştır. Doğu yönünde sivri kemerli kapısı ve güney yönünde dikdörtgen bir penceresi vardır. Kitabesi olmayan tipik bir Selçuklu eseri olan türbenin XIII. yy’da Selçuklular döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir.
Kolag Kümbeti (Arslan Doğmuş ): Atabey Şahin Şah’ın (1182-1183) babası Arslan Doğmuş’un yattığı tekke; Selçuklu yapı geleneğine uygun moloz taş üzerine kesme taş kaplanmış sekizgen planlı ve kubbelidir. XII. yy’da yapılan kümbet içinde kûfi yazılı taşları olan iki mezar bulunuyor. Her kenarda kemerli pencereler yer almakta olup; lentolu kapının üzerindeki kitabede mealen: “Büyük Hacip; Esedüd – Din Arslan Doğmuş Bin Abdullah. Allah ona rahmet eylesin” yazmaktadır.
Hacı Çıkrık Türbesi: 1182 -1183 yıllarında Bedrettin Ebu Atabek Mansur Şahin Şah bin Arslan Doğmuş tarafından yapılmış olup Selçuklu eseridir. Bir eyvan ve iki yanında tonozlu mekânlar günümüze ulaşmıştır. Sivri beşik tonozla örtülü eyvanın kemeri güneye bakmaktadır. Eyvanın iki yanındaki tonozlu mekanlara, güneye açılan birer kapıyla girilmektedir. Eyvan kemerinin iki yanında görülen güneye yönelmiş kemer başlangıçları, medrese planını tamamlayacak güneye doğru uzanan birimlerin varlığını göstermektedir. Bugün için eyvan, içine yerleştirilmiş üç mezarla türbe fonksiyonu kazanmıştır. .Tonozlu mekân tonozlu mekânlara geçişler ahşap doğrama kapılar ile sağlanmaktadır. Bu mekanlar sıvanmıştır. Yapı üst örtüsü kurşun kaplanmıştır. Türbe etrafında çevre düzenlemesi yapılmıştır. Yapı etrafındaki kalıntılardan ve sözlü ifadelerden medresenin beden duvarları günümüzde mevcuttur. Moloz taşla inşa edilmiş yapının eyvan kemerinde kesme taş kullanılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan eser 2008 yılında restore edilerek hizmete sunulmuştur.
Sunguriye Türbesi: Danişmendliler dönemine ait olduğu bilinmekle beraber yaptıran ve yapım tarihi bilinmemektedir. Türbede yatanın Danişmend Ahmet Melik Gazi’nin oğlu İsmail Sungur olduğu rivayet edilmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyonu tamamlanmıştır.
Doğan Şah Alp Türbesi: Melikgazi Mezarlığı girişinde yer alna türbe; Dikdörtgen planlı, moloz taşla inşa edilen yapının kitabesinde “Bu murabut, müeiibit, büyük emir İsfehsalar Siracüddin Alp Bin

Savcı. Allah ona rahmet eylesin” yazmaktadır. Hemen karşısındaki yapıda; Seyyid Nurettin Alp Arslan’a ve kardeşi Rufai-zade Alaaddin Savcı Beye ait kabirler vardır. Bu türbeninde XII. yy’da yapıldığı tahmin edilmektedir.
Hüseyin Gazi Türbesi: Niksar’a 7 km uzaklıktaki Hüseyin Gazi köyünde yüksek bir kayalığın üzerindedir. O dönemdeki Türk büyüklerinin mezarları gibi büyük taşlarla çevrilmiştir. Eni 2,5 mt, boyu 7,5 mt olan mezardaki şahsın Melik Ahmet Danişmend Gazi’nin Niksar’daki ilk beylerinden Hüseyin Gazi olduğu bilinmektedir.
Mühürkesen Türbesi: Niksar’a 15 km uzaklıkta Efkerit Köyü sınırları içinde halk arasında Mühürkesen diye bilinen 4 tarafı taş kitabelerle yazılı bir mezardır. Tam olarak okunamayan kitabelerde Ayatel Kürsi yer almaktadır. Çevresinde ise değişik motifli geometrik silindirik taşlar bulunmaktadır. Bu taşlar Denizyıldızı lalesi fosiline aittir.
Roma Dönemi Arsenali: Niksar kent merkezinde, İsmet Paşa Mahallesi’ndeki yapı kalıntısı, aynı alanda bulunan tek katlı evin altında yer almaktadır. Yeraltındaki yapı kalıntısına, evin bodrumundan girilmektedir. Ancak burası giriş kapısı olmayıp tahrip edilen koridor ağzıdır. Bu çöküntüden tonozlu koridor kısmına ulaşılmaktadır. Birbirine paralel uzanan iki galeriden oluşan yapının yan galerisine, ana galeriden bir açıklıkla geçilmektedir. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan, dörtgen planlı bir yapıdır. Yapı üç ayrı mekandan oluşmuştur. Ortadaki dörtgen planlı giriş mekânının kuzey ve güney cephelerinde birer giriş kapısı bulunur. Girişler yekpare iri taş sövelerle oluşturulmuştur. Kuzey girişi ile güney girişleri tahrip edilmiş durumdadır. Bu orta mekâna açılan doğu tarafta 11 adet tonoz ortada oda yer alır. Batı yönde ise dörtgen planlı uzun bir mekan yer alır. Bu mekân girişi ortada olup giriş salonuna açılır ve giriş yan söve taşlar ile eşik ve tavan taşı tek blok kullanılarak inşa edilmiştir. Tonoz örtülüdür. Taban kireç harçlı horosan malzeme ile kapatılmıştır. Tavanda yaklaşık 4 metre yüksekliğinde havalandırma bacası yer alır. Odalar, 2,50 x 2,50 metre ölçüsünde olup tonoz örtülüdür. Girişler tuğla örgü kemer geçişlidir. Duvar kalınlıkları 1,20 metredir. Tavanlarda yine havalandırma bacaları görülür. Ancak daha sonraki bir aşamada kapatılmışlardır. Orta giriş mekânı üstünde de havalandırma bacaları yer alır. Uzunluk 40 metre, yükseklik 4 metredir. Tabanlar horasan kaplıdır. Tüm mekânlar erozyonla taş, kum dolguludur. Yapıda tüm mekânlara gömü yapılmıştır. Çok sayıda iskelet taban seviyesinde yer alır. Mimari doku konak tarzı, M.Ö.2–3. yy. karakteri olduğunu gösterir. Bu tarihi eserlerin yanında ayrıca Taşbina, Çoroğlu Konağı, Softoğlu Konağı, Gümüşler Konağı, Mukayitler Konağı, Çavuşoğlu Konağı, Mahfel, Roma Hamamı, Çavuş Hamamı, Seğmenli Köprü, Roma Dönemi Tarihi Cer (Kireç Köprü) Köprüsü gibi birçok tarihi eser bulunmaktadır. Bunların haricinde son araştırmalara göre dünyanın ilk dikey milli su değirmeninin Niksar’da M.Ö. 1. yy’da inşa edildiğini ve bu bilgiden yola çıkarak Niksar’ın ilk Endüstri Başkenti olduğunu yapılan bilimsel tanımlamalar ortaya koymaktadır.
NİKSAR’DA GEZİNTİ
Çamiçi Yaylası: Deniz seviyesinden yaklaşık 1350 m. yüksekte bulunan Çamiçi kente 17 km. uzaklıkta olup, Niksar; Ünye yolu üzerindedir. Kentin kuzeyine düşer. Tamamen çam ağaçlarıyla kaplı, tabiat harikası bir yayladır. Çamiçi’nin çam kokulu serin havası doğal bir terapi niteliğinde olup dinlenmek isteyenlere tavsiye edilir Başlangıçta 3-5 yayla eviyle (Ahşap yapı) başlayan yapılaşma giderek artmış, bugün bölgede hane sayısı yüzlerle ifade edilmeye başlamıştır. Çamiçi Yaylası; Orta Anadolu’dan ve Akdeniz Bölgesinden, Karadeniz Bölgesine giden en kısa yoldur. Çamiçi Yaylası’nda piknik, doğa yürüyüşü ve kamp yapılabilir. Yaylada gündüzleri pür toplanır ve akşama ateş yakılarak çevresinde şarkı söylenir. Köze patates gömülüp sabah yenir. Akşam yol boyu yürüyüşlerinde yaylanın

o müthiş havası ciğerlere çekilir. Kebabın yanında koyun yoğurdu yenir ve üstüne buz gibi yayla suyu içilir. Niksar dışından gelen konuklar için çeşitli tesisler de hizmet vermektedir. Ayrıca Çamiçi Yaylası, Kaz Dağlarından sonra en zengin oksijene sahip alanlardan birisi olduğu yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Nem oranının sıfıra yakın olması astım ve şeker hastaları için önemli bir tercih sebebidir.
Ayvaz Parkı Ve Ayvaz Kent Ormanı: Niksar’da bulunan birçok park arasında ayrı bir öneme sahiptir Ayvaz Parkı. Dünyaca Ünlü Ayvaz Suyu’nun çıktığı alanın hemen yanında bulunan, çam ağaçlarıyla kaplı, içinde köprülü havuzu, büfeleri, pide ve kebap salonları, çocuk oyun alanları ve dinlenme alanlarından oluşmaktadır. Park, şehir merkezinden 2 km güneydoğuda bulunmaktadır. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğü ve Niksar Belediyesi işbirliği ile yapılan Ayvaz Kent Ormanı oyun alanları, kamelyaları, süs havuzları ve yürüyüş parkurlarıyla görülmeye değer
NİKSAR MERKEZ MAHALLE VE MUHTARLARI
01- Akpınar Mahallesi-İsmail GERDAN
02- Aydınlıkevler Mahallesi- Ahmet UNAT
03- Ayvaz Mahallesi-Cihan KOÇ
04- Bağlar Mahallesi-Nuh YILDIRIM
05- Bahçelievler Mahallesi-Cezmi YILDIRIM
06- Bengiler Mahallesi-Dinsal KÜPELİ
07- Boğazbaşı Mahallesi-Kadir ERDAŞ
08- Cedit Mahallesi-Murat GÜRGEN
09- Cebnibey Mahallesi-Hakan ÇAKIR
10- Çengelli Mahallesi-İzzet KIŞLAKÇI
11- Hamidiye Mahallesi-Selahattin ADIYAMAN
12- Haydarbey Mahallesi-Erdal KOÇAK
13- 50.Yıl Mahallesi-Muhsin EKER
14- Fatih Mahallesi-Muammer PALA
15- Gaziahmet Mahallesi-İbrahim İlhami İPEKÇİ
16- Gaziosmanpaşa Mahallesi-Rüstem ARSLAN
17- İsmetpaşa Mahallesi-Hasan GÜMÜŞ
18- Kayapaşa Mahallesi-Ahmet KAYADELEN
19- Kılıçarslan Mahallesi-Köksal GAGAN
20- Kırkkızlar Mahallesi-İrfan ERTUBAY
21- Kumçiftlik Mahallesi-Yunis İNAN
22- Kültür Mahallesi-Remziye KEPENEK
23- Melikgazi Mahallesi-Aydın ÖZDEN
24- Şair Emrah Mahallesi-Mitat TEPEBAŞI
25- Yusufşah Mahallesi-Aydın GÜNEY
NİKSAR’IN BELDELERİ
GÜRÇEŞME BELEDİYESİ: 1972’de kurulmuştur. Niksar’a 23 Km mesafede olup 3143 (2015 Nüfus sayımı) nüfustur. 3 Mahallesi vardır. 1- Eskidir Mahallesi Muhtarı İbrahim TÜVER, 2-Yapraklı Mahallesi Muhtarı Mehmet BUZTAŞ, 3-Gaziosmanpaşa Mahallesi Muhtarı Fahri UÇAŞ
GÖKÇELİ BELEDİYESİ: 1992 Yılında kurulmuştur. Niksar’a 35 km mesafede olup 2554 (2000 Nüfus sayımı) nüfustur. 5 Mahallesi vardır 1- Bahçelievler Mahallesi (Aşağı Mah) Muhtarı Erdoğan KARAARSLAN, 2- Ballıca (Heraa) Mahallesi Muhtarı Alim ÖZDEMİR, 3- Yeni Mahalle (Yukarı Mah) Mahallesi Muhtarı Ercan GERİŞ, 4- Gözpınar (Boğama Köyü) Mahallesi Muhtarı Salih KORKMAZ 5- Yakınca (Bedeze Köyü) Mahallesi Muhtarı Recep ŞAVUK
YOLKONAK BELEDİYESİ: 1992 yılında kurulmuştur Niksar’a 9 km mesafede olup 2527 (2015 yılı sayımı) nüfustur. 4 Mahallesi vardır 1-Hasyer Mahallesi Muhtarı Cafer PEKTAŞ (0532 406 19 60) 2-Katipgölü Mahallesi Muhtarı Osman ÜLKER (0542 384 83 47), 3-Merkez Mahallesi Muhtarı Mustafa HASTA (0536 636 72 24 ) 4-Yeşilyurt Mahallesi Muhtarı Mehmet ŞAM ( 0544 201 30 50 )
YAZICIK BELEDİYESİ: 1977 yılında mahalli seçimler sonunda kurulmuş Niksar’a 27 km mesafede ve 2431 (2015 yılı sayımı) nüfusa sahiptir. 3 Mahallesi vardır. 1-Kültür Mahallesi Muhtarı Alirıza ŞEN (0535 276 81 58), 2-Şafak Mahallesi Muhtarı Mehmet Ali AKILLI (0536 686 74 16), 3-Yenimahalle Mahallesi Muhtarı Bekir İNANÇ (0538 714 42 00)
SERENLİ BELEDİYESİ. 1998 yılında kurulmuş ve 2989 nüfusa sahiptir. 5 Mahallesi vardır 1-Ayva Mahallesi Muhtarı Habib ÖZTÜRK ( 0542 664 05 75 ), 2-Beyazıt Mahallesi Muhtarı Hayrettin ÖZYURT, 3-Fatih Mahallesi Muhtarı Mehmet ŞAHİN (0534 604 68 04) 4-Gaziosmanpaşa Mahallesi Muhtarı Burhan KAYNAK (0535 680 02 35) 5-Tamlar Mahallesi Muhtarı Atanur ÇELİK (0536 773 46 53)
NİKSAR KÖY MUHTARLIKLARI
01- Akgüney Köyü-Çetin YILDIRIM
02- Akıncı Köyü-Ekrem TAŞKIN
03- Ara Köyü-Yaşar BAKIR
04- Ardıçlı Köyü-Ünal SUBAŞI
05- Arıpınarı Köyü-Recep ACAROĞLU
06- Arpaören Köyü-Faruk ÖZYURT
07- Asar Köyü-İsmail BÖLME
08- Ayvalı Köyü-Hasan BAYRAK
09- Bayraktepe Köyü-Galip YILMAZ
10- Beyçayırı Köyü-Süleyman ARSLAN
11- Bilgili Köyü-Yüksel YILMAZ
12- Boyluca Köyü-Oktay DOĞAN
13- Bozcaarmut Köyü-Hikmet YILMAZ
14- Budaklı Köyü-Mehmet GÜNEŞ
15- Buzköy Köyü Muhtarı-Nazım ÖZDEMİR
16- Büyükyurt Köyü-Erol ÇABUK
17- Camidere Köyü-Melih ÜNAL
18- Cer Köyü-Salih ÖZYURT
19- Çalca Köyü-Halil KAYA
20- Çatak Köyü-Hayri ŞEKER
21- Çay Köyü-Dursun KAHYA
22- Çiçekli Köyü-Nuri SARIKAYA
23- Çimenözü Köyü-Arif ŞENTÜRK
24- Dalkaya Köyü-Ayhan BALCI
25- Derindere Köyü-Ömer YILMAZ
26- Direkli Köyü-Kenan ZENGİN
27- Edilli Köyü-Mevlüt KILINÇ
28- Eryaba Köyü-Ali IŞIK
29- Esence Köyü-Mehmet ÖZDEMİR
30- Eyneağzı Köyü-Muhittin MUYAN
31- Gerit Köyü-Murtaza ÇAM
32- Geyikgölü Köyü-Ahmet KOÇYİĞİT
33- Gökçeoluk Köyü-Muzaffer ÇINAR
34- Güdüklü Köyü-Necati KÜTÜKÇÜ
35- Gülbayır Köyü-Hasan Hüseyin DEMİREL
36- Gültepe Köyü-Mürsel ŞAHİN
37- Günebakan Köyü-Osman ÇOBAN
38- Günlüce Köyü-Ömer YAYLACI
39- Güvenli Köyü-Server ATİLA
40- Güzelyayla Köyü-Hacı Ali GÜNEŞ
41- Hacılı Köyü-Ayhan ŞAHİN
42- Hanyeri Köyü-İbrahim KURT
43- Hüseyingazi Köyü-Erdem ALNAK
44- Işıklı Köyü-Orhan BOZKURT
45- Kapıağzı Köyü-Nezir UÇAR
46- Karabodur Köyü-İrfan ÖZDEN
47- Karakaş Köyü-Aydın ATEŞ
48- Kaşıkçı Köyü-Mustafa ERDOĞAN
49- Kiracı Köyü-Ahmet CEBECİOĞULLARI
50- Korulu Köyü-Bekir ÖZGÜR
51- Köklüce Köyü-Şevket FIRAT
52- Kuyucak Köyü-Kemal TEMEL
53- Kümbetli Köyü-Osman KOÇ
54- Mahmudiye Köyü-Ömer ATMACA
55- Mercimekdüzü Köyü-Hurşit TAŞKIN
56- Mezraa Köyü-Muammer YURDUNGÜZELİ
57- Muhtardüzü Köyü-Yılmaz IŞIK
58- Musapınarı Köyü-Adem ATEŞ
59- Mutluca Köyü-Duran ALTUN
60- Oluklu Köyü-Metin YILDIZ
61- Ormancık Köyü-Mustafa ZENGİN
62- Osmaniye Köyü-Necmettin DAŞKESEN
63- Örenler Köyü-Hüseyin KAÇAR
64- Özalan Köyü-Cemal ÖZTÜRK
65- Özdemir Köyü-Salih DEVECİ
66- Özveren Köyü-Salih ÖZDEN
67- Pelitlik Köyü-Sadık BULAT
68- Sarıyazı Köyü-Mehmet DUYUM
69- Sorhun Köyü-Ahmet ÇALICA
70- Sulugöl Köyü-Serdal DURMAZ
71- Şahinli Köyü-Muhsin BALCI
72- Şeyhler Köyü-Ekrem ÖNCÜ
73- Tahtalı Köyü-Doğan YILDIRIM
74- Teknealan Köyü-İsmail GÜVEN
75- Tepeyatak Köyü-Şevki ÖZDEN
76- Terzioğlu Köyü-Hüseyin ÇETİN
77- Umurlu Köyü-Tekin ER
78- Ustahasan Köyü-Faris YILMAZ
79- Yalıköy-Erdoğan ÖZTÜRK
80- Yarbaşı Köyü-Mustafa DALKILIÇ
81- Yeşilhisar Köyü-Korkmaz YİĞİT
82- Yeşilkaya Köyü-Mehmet AKAR
83- Yeşilköy Köyü-Nurettin ÇETİN
84- Yeşilyurt Köyü-Murat COŞKUN
http://www.niksar.gov.tr/default_b0.aspx?content=201
https://tr.wikipedia.org/wiki/Melikgazi_T%C3%BCrbesi
http://www.yerelnet.org.tr/index.php
http://turkleronline.net/Kent%20ve%20Yer%20Tarihleri/niksar/niksar_anasayfa.htm