El Sanatları

YAZMACILIK VE TOKAT’DA YAZMACILIK

(Yazı: T.C.Tokat Valiliği resmi webb sitesi http://www.tokat.gov.tr/tokat-yazmalari alınmıştır.

YAZMACILIK

İnsanoğlunun bir örtünme aracı olarak kullandığı giyim eşyaları, medeniyetle birlikte estetik duygularla yapılmaya başlanmış ve sanatsal bir nitelik kazanmıştır. Bu tür sanatlardan bir tanesi de yazmacılıktır.

Günümüzde çeşitli nedenlerle şekil değiştirerek yaşama savaşı veren bir el sanatı türü olan yazmacılık, türünün en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir.

Yazma; oyulmuş ahşap kalıplar kullanarak çeşitli boyalarla, genellikle pamuklu bazen de ipek kumaşlar üzerine elle çizilip resmedilerek veya basılarak yapılan bir kumaş süsleme sanatıdır.

Bu el sanatının örnekleri çoğunlukla kadınların baş bağlamada kullandıkları baş örtülerinde görülür. Ayrıca bohça, sofra örtüsü, yorgan yüzü olarak da kullanılmaktadır.

Yazmalar genel olarak iki türde yapılır.

Kalem işi yazma ve baskı işi yazma. Kalem işi yazma fırça ile kumaş boyandığı için daha çok resim sanatına yakındır ve örnekleri çok azdır.

Baskı işi yazmalar üretime elverişlidir, örnekleri çoğaltılabilir. Bunun için yazmacılık denilince baskı işi yazma akla gelmektedir.

Baskı işi yazmaları; sulak yerde yetişmiş ıhlamur ağacından yapılmış ağaç kalıplar kullanılarak yapılmaktadır. Ihlamur ağacı yumuşak, kolay oyulabilir, dayanıklı, iyi zamk tutan bir ağaç cinsi olduğu için kalıp hazırlamaya çok uygundur. Bu ağaç üzerine desen sabit kalemle çizilir ve küçük “nakış bul” adı verilen bir bıçakla oyularak desen ortaya çıkarılır. Kaç desen ve renk kullanılacaksa o kadar kalıp hazırlanır.

Desen özelliğine göre; tek renkli desenler için tek kalıp hazırlanır. Elvan veya Elvan Baskı denilen çok renkli baskı içinse kullanılan her renk için ayrı bir kalıp hazırlanır. Bunun için kalıp oymacılık zor ama zevkli bir çalışmadır.

Kalıp oymacılık gibi yazmacılık da zor ve zevkli bir çalışmadır. Tokat’ta her bölgede kullanılan, her çeşit yazma basılmaktadır. Ancak Tokat yazmalarının en önemli özelliği Elvan Baskı oluşudur. Renkleri ve desenleri eşsiz güzelliktedir.

Tokat’a ait iki özgün desen vardır. bunlardan biri “Tokat İçi Dolusu” diğeri “Tokat Elmalısı” desenleridir. Bu desenlerden başka “Çengelköy” deseni de İstanbul menşeli bir desen olmasına rağmen Tokat’ta kullanılmaktadır.

Tokat’a ait Tokat içi dolusu ve Tokat elmalısı desenleri Tokat alı ya da Tokat kırmızısı denilen al bir zemin veya bu rengin karartılmışı olan kırmızı-mor bir zemin üzerine basılır.

Tokat içi dolusu deseninin bozularak değiştirilmiş bir şekli “Tokat Üzümlüsü”dür. Buna “Tokat Morlusu” da denir. Bu desen de çiçek motifi üzüm salkımı şeklindedir.

Tokat Elmalısı siyah zemine kırmızı veya kırmızı mor alarak basılmış elma motifleridir. Bu desen Zile dolaylarında kullanılmaktadır.

Bu desenin bozularak değiştirilmiş bir şekli “Tokat Yarım Elmalısı” dır. Renkler aynı olmakla birlikte elma motifleri küçük bozuk şekiller haline gelmiştir. Buna Aynalı da denilmektedir.

Tokat’a ait olmayan ancak Tokat’ta kullanılan bir desen “Çengelköy” desenidir. bu desen siyah zemin üzerine ve zemini tamamen dolduracak şekilde sarı, yeşil, kırmızı renklerle basılır. Bu desen Tozanlı köylerinde kullanılmaktadır.

Tokat yazmalarında zemindeki al rengi sağlayan Alizarın red boyadır. Bu modern teknoloji ile Almanya’da yapılan bir boyadır. Ancak bitki kökünden elde edilmektedir.

Ali-zar’in (Alm.): Ruberythrinsöure adlı bitkiden gelen eski doğal sentetik kırmızı kök boya maddesi Anthrachinonsulfasaurem Natruim ile Natrıunhydroxyd ve Kalıunchlorat karıştırılarak elde edilir. Alizarin red boya bugün talep olmadığı için fabrikası tarafından üretimden kaldırılmıştır.

Bu boya kullanılarak yapılan yazmaların yapım tekniği çok zordur. Sabırlı titiz bir sanatçının çalışmasına benzer. Boyanın az veya çok verilmesi, bekleme ve kaynama süresi hep dikkat ve titizlik gerektirir.

Alizarin kullanılarak yapılan yazmaların yapım tekniği kısaca şöyledir;

Önce Amerikan, mermerşahı vb. kumaşlar yıkanıp apresi giderilir, kurutulur. tezgah üzerinde kumaşa desenin dış çevreleri ve desen üzerindeki “tırnak”lar siyah renkle basılarak belirlenir.

Şap ve kara boya (güherçile) karışımı ile kumaşın zemin boyasının astar boyası vurulur. Bu astar boyalı karışım miktarına göre yazmalar kırmızı veya kırmızı-mor olur. Bunlar ahırlarda cereklere asılarak 15 gün bekletilir. Günümüzde amonyak verilmiş odalarda bir gün bekletilir.

Alizarin, ardıç kozaları, cehri ile hazırlanmış su dolu kazanlara kumaşlar basılır, altına odun ateşi yakılır. Isısı çok iyi ayarlanarak ve kumaşlar devamlı hareket ettirilerek boyayı emmesi sağlanır. Kumaşların boyayı emmesine alizarin kesme denir ve kumaşlar soğuk sularla durulanıp kurutulur. Kuruyunca üzerine elvanları renk, renk vurulur ve kurutulur.

Görüldüğü gibi çok zahmetli bir çalışmadır. Ancak çıkan desenin renkleri pırıl, pırıldır ve solmaz.

Tokat yazmaları renk, motif ve teknik özellikleri olan yazmalardır. Ancak bugün renk ve teknik özellikler yönünden Tokat yazmacılığı değişikliğe uğramıştır.

Alizarin boyanın kalkması ile renk maddesi olarak başka boyalar kullanılmaktadır. Ancak bu boyalar kök boya özelliği taşımadığı için yukarıdaki işlemleri gerektirmemektedir ve solmazlık özelliğini eski yazmalar niteliğinde taşımamaktadır. Ayrıca Tokat Alı rengini de vermemektedir.

Teknolojinin gelişmesi ile ağaç baskı tekniği de değişmiş seri üretime daha elverişli ve daha kolay olan serigrafi kullanılmaya başlanmıştır. Böylece Tokat’ın özgün yazmaları renk ve teknik özelliğini kaybetmiştir. Ancak yine de yaşama savaşı vermektedir.

TOKAT’TA YAZMACILIK

Tokat İlinde yazmacılığın 600 yıllık bir geçmişi vardır. Bu nedenle ; Yazmacılığın yapıldığı Anadolu kentleri arasında ise Tokat’ın yeri farklıdır. Yazmacılık geçmişte türünün en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir. Evliya Çelebi Tokat yazmaları için: “Beyaz pembe bezi Diyar-ı Lahor’da yapılmaz. Güya altın gibi mücelladır. Kalemkar basma yüzü, münakkaş perdeleri gayet memduh olur” der ve övgüyle söz eder. Türk El Sanatları içinde çit, yemeni, çevre, çember deyimleri ile tanıdığımız yazma yıllar boyunca kadınlarımızın baş örtüsü olmuştur. Türkülere ve manilere konu olan yazma, bir Almus türküsünde sarı rengi ile dikkat çekerken, bir maninin sözlerinde desen ve çiçekleri ile dile gelir.

Başındaki yazmayı da

Sarıya mı boyadın?

Neden sarardın soldun da

Sevdaya mı uğradın?

Başındaki yazmanın

Çiçekleri solmaz mı ?

Kız açsana yüzünü

Biraz görsem olmaz mı?

Tokat’ta “Karakalem” ve “Elvan” olmak üzere iki tip yazma basılmaktadır. Desen ve kompozisyon yönünden doğal bir görünüş hakim olan Tokat yazmalarında doğadaki motifler özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden, stilize edilerek kalıp üzerine aktarılmıştır. Tokat’ın karakteristik motifleri, tüm özellikleri ile birlikte yazmalara yansıtılmış, doğadan alınan bitkisel motifler, çiçek ve meyve motifleri kalıp ustasınca başarılı bir kompozisyon içinde kumaş üzerine aktarılmıştır. Meyve çeşidi bol olan Tokat’ın bu özelliği yazma desenlerine konu olmuş, elması, üzümü, kirazı ve çiçekleri motifler halinde yer alarak desenlere kaynaklık etmiştir.

Desenler, ağaç kalıplara kalıp ustasınca bir nakış gibi işlenerek aktarılır. Kalıp oymacılığı sabır ve el becerisi ister. Herkes yazmacı olur ama, kalıp ustası olamaz. En güzel kalıplar ise sulak yerde yetişmiş ıhlamur ağacından oyulur.

Anadolu’da yazmacılığın merkezi konumunda olan Tokat’ta üretilen yazmalardaki renk uyumu gerçekten mükemmeldir. Tokat yazmalarında çoğunlukla kırmızının koyu tonları, bordo, patlıcan moru gibi koyu renkler hakimdir. Tokat yazmaları çok renklidir. Sağlam bir renk armonisi vardır. Tokat’ta bugün çok değişik yazma deseni basılmaktadır. Tokat’a özgü desenlerin yanı sıra değişik yörelere ait motiflerle de çalışılmaktadır. Tokat’a özgü yazma desenleri şunlardır.

Tokat içi dolusu

Tokat beşlisi

Tokat üzümlüsü

Tokat elmalısı

Tokat yarım elmalısı

Tokat kirazlısı

Tokat içi boş (Kayseri kenar)

Purket (plaka)

Kaşık sapı

Kaynana yumruğu

Asma yaprağı

Ev işi yazma

Trabzon kenar

40 yıl öncesine kadar Tokat’ta bulunan beş büyük handa; 1. Horozlu Hanı, 2.Hacı Musaoğlu Hanı, 3.Askerler Hanı, 4.Beypazarı Hanı, 5. Gazioğlu Hanında yürütülen yazmacılık bugün yalnızca bir handa (Gazioğlu Hanında) yapılmaktadır. İki asır kadar önce bir kervansaray olarak yapılan Gazioğlu Hanı, ortasında kuyusu olan büyük dikdörtgen biçimli avlusu ve üst kattaki sıra sıra odaları ile eski zamanlarınkinden farklı değildir bugün… Atölyelerde renk renk tülbentler değişik kalıplarla basılırken, biriken yazmalar tavandaki cereklere asılır. Yazmalar, avludaki havuzlarda ve üst kattan avluya uzanan cereklerde bir renk cümbüşü gibi uzanır. Halen Yazmacılar Hanında da yazmacılığa devam eden yazmacılar mevcut olup, büyük bir çoğunluğu Tokat sanayi sitesinin yanında yeni yapılan Yazmacılar Sitesinde faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Yazma artık; elbise, etek, bluz, fular, sabahlık, gecelik, tayyör gibi çeşitleriyle hanımların gardıroblarına da girmiştir. Bugün yazmaların çeşitli özelliklere sahip motifleri, günün anlayışına uygun olarak çeşitli yerlerde kullanılmaktadır. Modacılarımızın ve bazı şehirlerde kurulu özel atölyelerin yazma motifleriyle yarattıkları giysiler iç ve dış piyasada çok tutulmakta, bu da yazma sanatının önemini ifade etmektedir.

YAZMA KALIPÇILIĞI ‏

TAHTA KALIPLAR :

Bu kalıplar genellikle ıhlamur ağacından oyulur. Ihlamur yumuşak bir ağaç olması nedeniyle kalıpçılar tarafından en çok kullanılan ağaçtır.

Kalıp oyulacak ağacın çok kuru ve fırınlı olması gerekir, aksi halde ıslandığında tahta düzgünlüğünü kaybederek bozulur ve net bir baskı elde edilemez. Kalıp yapımında armut ağacı ve sarıçam da kullanılır. Armut sert bir ağaç olduğundan çabuk aşınmaz. Oyulması güç olmakla beraber, bu ağaçtan yapılan kalıplarla daha uzun müddet baskı yapabilme olanağı sağlanır. Sarıçam ise suya karşı dayanıklı olduğu için tercih edilir, fakat en çok kullanılan ağaç daha önce de belirtildiği gibi ıhlamurdur.

Kalıplar oyulmadan önce sıcak balmumuna daldırılır. Bununla güdülen amaç; tahtanın balmumunu emerek oyarken kolaylık sağlaması içindir. Balmumunu emen tahta kalıp ayrıca dayanıklılık da sağlamaktadır.

Yazmacılık sanatının en parlak devrinde yaşayan kalıp ustaları, oymacılıkta çağlarının en güzel biçimlerini oyarak şekillendirmişlerdir. Günümüzde kalıp oymacılığı eskiye oranla çok azalmış ve tüm inceliğini, güzelliğini kaybetmiştir. Eski kalıplardan elimizde kalan örnekler bize kalıp oyma sanatının o devirde zirveye ulaştığını ispatlamaktadır.

Bugün İstanbul’da ve Anadolu’nun birçok bölgelerinde devam eden yazmacılıkta, zamandan ve işçiden tasarruf etmek gayesi ile kontur ve fon baskıları için emprimecilik tekniği olan “film baskı” sistemi uygulanmaktadır. Desendeki diğer renkler kalıpla basılarak el baskı havası verilmekte; böylece yazmacılık sanatında el ile “tahta kalıpla” baskı özelliği yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır.

KAYNAK: (Alıntı)TC.Tokat Valiği resmi webb sitesi http://www.tokat.gov.tr/tokat-yazmalari