ŞAİRLERİN KATILIMI İLE YENİ YILIN İLK ŞİİR VE SÖYLEŞİ BULUŞMASI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Derneğimizin Kültür Sanat Kurulu tarafından düzenlenerek her ayın 2. Cumartesi gerçekleştirilen ŞİİR VE SÖYLEŞİ toplantısı 13 Ocak 2018 Cumartesi günü Aksaray’da bulunan Dernek Merkezimizde geniş katılımla gerçekleştirildi. Bu ayın ana teması olan Tokat Sevgisi üzerine şiirlerin ve söyleşinin yapıldığı toplantıya Tokat yöremizin şairleri ve İstanbul’da bulunan değişik yörenin şairleri okudukları  şiirleri birbirleri ile yarıştılar. 

Bu şiirlerden; biri Zile’yi anlatan ve Niksar’ı anlatan şiirler katılımcılar tarafından dikkatle izlendi ve ayrı ayrı değerlendirmelerde bulunuldu. 

 

ZİLE’NİN

Eskiler anlatmaz, yeniler bilmez.

Bölge bölge yöresi var Zile’nin

Gurbet özlemi artar eksilmez

Türlü türlü töresi var Zile’nin

 

Çok meşhurdur Sivriçali, Kalesi,

Hüseyin Gazi’nin yüksek tepesi,

İstasyonu, tren yolu nicesi

Yokuş, bayır, deresi var Zile’nin

 

Pekmezde ülkenin lideri biziz.

Kavurma, sucuğu gayeten temiz

Kuşburnu pelveri tatlı ve leziz

Parmak parmak sürmesi var Zile’nin.

 

Üzümü kirazı eriği candır.

Sağlığa faydalı vücuda kandır

Domatisi, baldırcanı başka nişandır,

Ayrı ayrı dermesi var Zile’nin

 

Etlikte taşınır koca seyisler.

Otlatan çobanlar, ıslıkla sesler

Hormonsuz etleri vücudu besler

Keçi, koyun karması var Zile’nin.

 

Patenti alsa da kendi resmiyle.

Taklitçisi çoktur, Zile ismiyle

Elma, armut, ayva bir cümlesiyle

Türlü türlü meyvesi var Zile’nin.

 

Uzun  Çarşısı çerezciler mekanı.

Aşağılarda bakırcılar dükkanı,

Çekiç sesi demircinin makamı.

Her derdine çaresi var Zile’nin.

 

Zile’de meşhurdur soba, guzine.

Her zaman bağlıdır ikrar, sözüne,

Hile girmez Zilelinin özüne,

Her gönüle girmesi var Zile’nin.

 

Eren, evliyası şairi çoktur,

Nasihat babından bir nevi doktor,

Okul, öğrencide emsali yoktur,

Kuşak kuşak töresi var Zile’nin.

 

Yeraltı metrosu, milatlar görmüş,

Roma’sı, Bizans’ı devranlar sürmüş,

At ile merkebe semerler örmüş,

Menzil menzil süresi var Zile’nin.

 

Ali Rıza hasret çeker burada,

Gurbette olsada gönlü sılada.

Turhal pelükesi tat verir tata,

Uza durma gör nesi var Zile’nin

            Ali Rıza ERDOĞAN

 

 

 

NİKSAR KAZASININ ÇOĞRAFYASI HAKKINDA.

Niksar’ın toprağı herkese güler,

Niksar’ı beğenmeyen susuzca söner,

Şahinli Köyü’nde yaşlı Hacı Ömer,

Niksar’ı metheder bir tarih gibi.

 

Tarihiyle eserleri mevcuttur,

Meyvalarda en küçük ağacı duttur.

Üst tarafta Melikşah mevcuttur,

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Ortasında Emrah Baba yatıyor,

Esnaf tüccar doğru satış yapıyor,

Memurları halka iyi bakıyor,

Niksar’da yaşıyor bir tarih gibi.

 

Doğusunda Keltepe’nin havası,

Batısında serilmiş şirin ovası,

Ocaktan inmez katlı tavası

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Fatlı Köprüsü’nden yolcu geçerse,

Niksarlı yabancıyı arayıp seçerse,

Temmuz ayında tırpan biçerse,

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Talazan tarihini bilen övünsün,

Niksar’dan bakıp Yemen görünsün,

Buğdayını götür fabrikası var öğünsün,

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Arazisi dalgalıdır bir yalancı cennet,

Nehrine çekilmiş karşılıklı set,

Kasaplardan temin olur yenen et,

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Erbaa, Reşadiye komşu kaza sayıldı,

Almus, Akkuş, bu toprağa bayıldı,

İşçileri Avrupa’ya yayıldı,

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Tahtı Sivas imiş Tokat’ı seçti,

İsmini duyan kendisinden geçti,

Mart ayında garip leylekler uçtu,

Niksar’ı tanıttı bir tarih gibi.

 

Harekette harap oldu merkezi,

Buraya yerleşti kürdü çerkezi,

Matbaası vardı Nİksar’ın Sesi,

Niksar’ı yazar bir tarih gibi.

 

Yeşil Niksar Gazetesi yazılır,

Yanlış yazsa mahkemece bozulur,

Kahvelerde salep suyu ezilir,

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Halı ören hanımları içinden,

Aslı toplanmadır Türkmen göçünden,

Kaymakamı vardır kendi içinden,

Niksar’ı söyletir bir tarih gibi.

 

Yolları var adi taştan döşeli,

Apartmanları katlı köşeli,

Gençleri gezerler eli şişeli,

Niksar’ı andırır bir tarih gibi.

 

Çelik kaleleri feth edip delen,

Aslı Olukalan Köyü’nden gelen,

Çengelli Köyü’nden Hasan TAŞDELEN,

Niksar’ı met eder bir tarih gibi.

                                Hasan TAŞDELEN 

                                        18.04.1972